İçindekiler
Hayaletler gerçek değil ama…
Genelde hayaletlere inanan insan sayısının az olduğunu düşünürüz. Bu konuda hep bunların başka insanlar olduğunu düşünür ve yakınlarımızın asla hayaletlere inanmayacak olduğunu düşünebiliriz. Ancak Rio de Janeiro’daki D’Or Araştırma ve Eğitim Enstitüsü’nde (IDOR) bir psikiyatrist olan Ricardo de Oliveira-Souza, bu konuda hayaletlere inanan insan sayısının son derece fazla olduğuna değiniyor.
Psikiyatrist, hayaletlere olan inancın ardında küçükken yaşanmış travmalar, aile içerisinde yaşanan sorunlar ve küçükken çocuklara bu tür hikayelerin anlatılmış olmasının bir sebep olduğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre, eğer bir çocuk küçük yaşlardan itibaren görünmeyen varlıkların olduğu iddiası ile korkutulursa gelecekte bu varlıklara inanma olasılığı eğitim düzeyine göre daha fazla olabiliyor.
Eğer bir yetişkin çocuk yaşlarda aile içerisinde şiddet gördüyse yetişkin, eğitimli birisi olduğunda bile aile içerisinde yaşadığı sorunlardan psikolojik olarak kurtulamayabiliyor. Bu durumun benzer bir sorun olduğuna değinen uzmanlar, çocukların asla bu tür iddialar ile korkutulmaması gerektiğine işaret ediyor.
Hayaletlerin gerçek olduğuna inanarak hayatını değiştirenler var
Hayaletlerin gerçek olduğuna inanarak bazı yerlere gitmekten korkan, tek başına kalmaktan endişe duyan insan sayısının çok fazla olduğuna dikkat çekiyor uzmanlar. Araştırmalar hayaletlere inanan insanların iyi bir tedavi ile bu korkularından kurtulabildiklerini ve normal bir yaşam sürmeye başlayabildiklerini gösteriyor. Yine de yapılan araştırmalarda hayaletlerin varlığına her zaman inanacağını, ancak hayaletlerden korkmadığını dile getiren insanların sayısı da oldukça azımsanacak düzeyin ötesinde.Hayalet hikayeleri çoğu zaman belirli mekanlarla birlikte anlatılır ve bu yerler zamanla kendi ürkütücü atmosferini kurar. Bu çizgide Dünyadaki en korkutucu yerler listesi de iyi bir ek okumadır.

