Depresyondan kurtulmak, günümüzün yaşam koşulları altında çoğu toplumu etkileyerek hızla bir “son zamanların hastalığına” dönüşmekte olan bir olgudur. Depresyon her dört kişiden birini etkiler ve yaşam kalitesini düşürür. Ayrıca dünya çapında ciddi bir sorun olarak kabul edilir. Bu yüzden psikoloji topluluğu depresyon ve semptomlarıyla mücadele etmek için çok çalışıyor. Depresyonla baş etmenin 5 yeni ve etkili yolunu sizler için araştırdık. İşte Depresyonla mücadele etmenin 5 yolu şunlardır:
Depresyonun gelecek için hiçbir umudu olmadığına inanılıyor, ancak son araştırmalar bunun tersinin de mümkün olduğunu gösteriyor. İnsanların gelecekle ilgili olumsuz görüşleri depresyona girmelerine neden olabilir. Roepke & Seligman tarafından 2015 yılında British Journal of ClinicalPsychology’de yayınlanan bir 2015 araştırmasına göre, insanları depresyona sürükleyen en temel düşünme yolu, gelecekte anksiyete, olumsuz beklentiler ve geleceğin değerlendirmeleridir. Negatif düşünce kalıplarımızın neden olduğu depresyon hayatımızı oradan devralır ve geleceğe daha da umutsuz bir perspektiften bakmamızı sağlar, tıpkı tavuk yumurtası ikilemi gibi. Bu döngüyü kırmak ve kendimizi depresyonun yıkıcı etkilerinden korumak için, geleceğe yönelik beklentilerimizi olabildiğince olumlu tutmak ve geleceğe dair umutlarımızdan vazgeçmemek, alınacak en etkili önlemlerden biri gibi görünüyor.
BMC Medicine’de yayınlanan ve 10 yıl süren 2015 araştırmasına göre, depresyonun meyve, sebze ve baklagillere dayalı bir diyetle önlenebileceği anlaşılıyor! Omega 3 asitleri ve vücut için gerekli diğer besinleri öğünlere atarak küçük değişiklikler yaparak depresyonun yıkıcı etkilerine karşı kendimizi koruyabiliriz.
Güçlü sosyal bağların depresyonla mücadelede etkili olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Bununla birlikte, bu alandaki son araştırmalar, depresyonla mücadelede en önemli noktanın, bireylerin bir sosyal gruba bu kadar entegre olması değil, grupla gerçekten özdeşleşebilmeleri olduğunu gösteriyor. Sciencedirect’te yayınlanan araştırma, çevrelerindeki yerel grupların aktif üyeleri olan depresif hastaların daha büyük bir aidiyet duygusuna sahip olduklarını ve bu nedenle depresyonla mücadelede kendilerini daha güçlü hissettiklerini gösteriyor.
Sosyal medya araçlarının kullanımının arttığı ve kendimizi sosyal medya listemizdeki insanlarla sürekli karşılaştırmanın depresyon belirtilerini şiddetlendirdiği söyleniyor. Journal of Socialand ClinicalPsychology’de yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, İnstagram gibi sosyal medyada başımıza gelen güzel olayları paylaşma eğiliminde olduğumuz için bu durum kendimizi sürekli arkadaşlarımızın hayatlarıyla karşılaştırmamıza neden oluyor, bu da bizi Bilinçaltında başkalarının bizden daha mutlu hayatlar sürdüğünü düşünüyoruz ve kendimizden daha kötü hissediyoruz. İnstagram’dan bir hafta uzak durarak, zihninizi başkalarının yanlış mutluluğundan uzaklaştırabilir, kendi duygularınıza ve sağlığınıza odaklanabilir ve sosyal medyada kendinizi depresyondan uzaklaştırabilirsiniz.
Son araştırma; Psikoterapistlerin sıklıkla danışanlarının kendilerini ve içinde yaşadıkları dünyayı yeni ve taze bir perspektiften görmelerini sağlamak için kullandıkları Sokratik sorgulama tekniğinin de depresyon tedavisinde çok etkili olduğunu göstermektedir. Günlük olaylardan varoluşsal sorunlara ve anksiyeteye kadar pek çok alanda kullanılabilen Sokratik sorgulama tekniğinin, depresyonlu kişilerin benlik algılarına ilişkin hatalı düşünce kalıplarının nedenlerini ortaya çıkarmalarına yardımcı olduğu bulunmuştur. Siz de depresyona girdiğinizi ve desteğe ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, psikologlarımızdan psikolojik destek alabilirsiniz.
Borderline kişilik bozukluğu detaylarına yazımızdan bakabilirsiniz.
- Bakış açınızı değiştirin.
- Akdeniz diyeti yapın.
- Kendinize iyi gelecek kişiler ile görüşün.
- Sosyal medyalarınızı bir süreliğine kapatın.
- Sokratik sorgulama yöntemine göz atın.
İçindekiler
1. Bakış Açınızı Değiştirin
Depresyonun gelecek için hiçbir umudu olmadığına inanılıyor, ancak son araştırmalar bunun tersinin de mümkün olduğunu gösteriyor. İnsanların gelecekle ilgili olumsuz görüşleri depresyona girmelerine neden olabilir. Roepke & Seligman tarafından 2015 yılında British Journal of ClinicalPsychology’de yayınlanan bir 2015 araştırmasına göre, insanları depresyona sürükleyen en temel düşünme yolu, gelecekte anksiyete, olumsuz beklentiler ve geleceğin değerlendirmeleridir. Negatif düşünce kalıplarımızın neden olduğu depresyon hayatımızı oradan devralır ve geleceğe daha da umutsuz bir perspektiften bakmamızı sağlar, tıpkı tavuk yumurtası ikilemi gibi. Bu döngüyü kırmak ve kendimizi depresyonun yıkıcı etkilerinden korumak için, geleceğe yönelik beklentilerimizi olabildiğince olumlu tutmak ve geleceğe dair umutlarımızdan vazgeçmemek, alınacak en etkili önlemlerden biri gibi görünüyor.
2. Akdeniz Diyeti Yapın
BMC Medicine’de yayınlanan ve 10 yıl süren 2015 araştırmasına göre, depresyonun meyve, sebze ve baklagillere dayalı bir diyetle önlenebileceği anlaşılıyor! Omega 3 asitleri ve vücut için gerekli diğer besinleri öğünlere atarak küçük değişiklikler yaparak depresyonun yıkıcı etkilerine karşı kendimizi koruyabiliriz.
3. Kendinize İyi Gelecek Kişiler İle Görüşün
Güçlü sosyal bağların depresyonla mücadelede etkili olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Bununla birlikte, bu alandaki son araştırmalar, depresyonla mücadelede en önemli noktanın, bireylerin bir sosyal gruba bu kadar entegre olması değil, grupla gerçekten özdeşleşebilmeleri olduğunu gösteriyor. Sciencedirect’te yayınlanan araştırma, çevrelerindeki yerel grupların aktif üyeleri olan depresif hastaların daha büyük bir aidiyet duygusuna sahip olduklarını ve bu nedenle depresyonla mücadelede kendilerini daha güçlü hissettiklerini gösteriyor.
4. Sosyal Medyalarınızı Bir Süreliğine Kapatın
Sosyal medya araçlarının kullanımının arttığı ve kendimizi sosyal medya listemizdeki insanlarla sürekli karşılaştırmanın depresyon belirtilerini şiddetlendirdiği söyleniyor. Journal of Socialand ClinicalPsychology’de yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, İnstagram gibi sosyal medyada başımıza gelen güzel olayları paylaşma eğiliminde olduğumuz için bu durum kendimizi sürekli arkadaşlarımızın hayatlarıyla karşılaştırmamıza neden oluyor, bu da bizi Bilinçaltında başkalarının bizden daha mutlu hayatlar sürdüğünü düşünüyoruz ve kendimizden daha kötü hissediyoruz. İnstagram’dan bir hafta uzak durarak, zihninizi başkalarının yanlış mutluluğundan uzaklaştırabilir, kendi duygularınıza ve sağlığınıza odaklanabilir ve sosyal medyada kendinizi depresyondan uzaklaştırabilirsiniz.
5. Sokratik Sorgulama Yöntemine Göz Atın
Son araştırma; Psikoterapistlerin sıklıkla danışanlarının kendilerini ve içinde yaşadıkları dünyayı yeni ve taze bir perspektiften görmelerini sağlamak için kullandıkları Sokratik sorgulama tekniğinin de depresyon tedavisinde çok etkili olduğunu göstermektedir. Günlük olaylardan varoluşsal sorunlara ve anksiyeteye kadar pek çok alanda kullanılabilen Sokratik sorgulama tekniğinin, depresyonlu kişilerin benlik algılarına ilişkin hatalı düşünce kalıplarının nedenlerini ortaya çıkarmalarına yardımcı olduğu bulunmuştur. Siz de depresyona girdiğinizi ve desteğe ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, psikologlarımızdan psikolojik destek alabilirsiniz.
Borderline kişilik bozukluğu detaylarına yazımızdan bakabilirsiniz.
Depresyondan Nasıl Çıkılır Konusuyla İlgili Sıkça Sorulan Sorular
[sc_fs_multi_faq headline-0=”h3″ question-0=”Depresyon ne süre ile geçmektedir?” answer-0=”Depresyon, kalıcı düşük ruh hali, üzüntü duyguları ve ilgi kaybı ile karakterize bir duygudurum bozukluğudur. Bu kalıcı bir sorun değil, ortalama 6-8 ay süren kalıcı bir sorundur. ” image-0=”” headline-1=”h3″ question-1=”Depresyon belirtileri nelerdir?” answer-1=”Gün boyu süren depresif ruh hali, ilgi ve istek kaybı, keyif alamama, kilo verme veya alma, uykusuzluk veya artan uyku, daha yavaş hareket, yorgunluk, bitkinlik, enerji kaybı, kaygı, değersizlik ve suçluluk duyguları, zorluk Konsantrasyonla Bir kişi kendine zarar verme, kararsızlık gibi düşünceleri varsa depresyonda olabilir. Bununla birlikte, bu semptomların depresyon olarak adlandırılmaları için iki haftadan fazla sürmesi gerekir.” image-1=”” headline-2=”h3″ question-2=”Depresyon tekrar eden bir ruh hali midir?” answer-2=”Depresyon, ataklar ve nükslerle ömür boyu sürer. Depresyon tekrarlar mı? Depresyon, tekrarlayan bir hastalıktır. Daha önce tekrarlamak, nüks olasılığını artırır.” image-2=”” headline-3=”h3″ question-3=”Depresyon hali kaç sene sürer?” answer-3=”Depresyon ciddi bir tıbbi durum olarak ele alınmalıdır. Tedavi edilmeyen depresyon aylarca hatta yıllarca devam edebilir. Zamanla daha da kötüleşebilir. Ancak tedavi edilenler, sadece birkaç hafta sonra semptomlarda bir iyileşme yaşayabilir.” image-3=”” headline-4=”h3″ question-4=”Depresyon tedavi edilmediği zaman neler olmaktadır?” answer-4=”Depresyon, önemli ölçüde sakatlığa neden olan en önemli halk sağlığı sorunlarından biridir. Depresyon uygun şekilde tedavi edilmediğinde, daha fazla işlev ve iş gücü kaybına, aile sorunlarına neden olur ve hastalık şiddeti ve tedavi maliyetlerinde ve hatta ölümde kademeli bir artışa neden olabilir.” image-4=”” count=”5″ html=”true” css_class=””]Depresyondan çıkış yollarını araştırırken ilaç tedavisinin ne zaman gündeme gelebileceğini ve hangi soruların doktora sorulması gerektiğini de bilmek önemlidir. Bu nedenle antidepresan kullanımı güvenli mi rehberine de bakabilirsiniz.
Depresyon sürecinde ilişki isteği, enerji ve yakınlık ihtiyacı da değişebilir; bunu yalnızca irade meselesi gibi görmemek gerekir. Konunun cinsel istek tarafı için libido nedir ve düşük libido neden olur rehberi iyi bir tamamlayıcıdır.
Depresyondan çıkış yollarını araştırırken stresle başa çıkmakta neden zorlanıldığını anlamak da önemlidir. Bu konuda stresle başa çıkmakta neden zorlanıyorum yazısı konuya farklı bir açı kazandırır.

