Özdemir Asaf’ın Hayatı ve Şiir Seçkileri

Nerede bir mum yansa şimdi,
Nerede oynasa bir kedi,
Birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri…
Bugün dün gibi oluyor,
Dün bugün gibi.
Mum ellerimi tırmalıyor,
Belleğimi yakıyor kedinin elleri.
Dizeleriyle sonlanan şiirinde olduğu gibi tasvir yanı ağır basan birçok dizeye imza atmıştır. Alıntı ‘’Mum Aleviyle Oynayan Kedinin Öyküsü’’ şiirinden! Başlıktan itibaren oldukça uzun bir tasvirin geleceği hissini veren bu şiir yukarıdaki dizeler ile nihayetleniyor.

Şimdi Özdemir Asaf’ı biraz tanıyalım.

Özdemir Asaf

Oldukça farklı, dikkat çeken bir tarzı olan Özdemir Asaf 1923 yılında Ankara’da doğdu. Babası Danıştay’ ın – ki o zamanki adıyla Şura-yı Devlet – kurucularından Mehmet Asaf vefat ettiğinde, Özdemir Asaf  için bu yıl aynı zamanda Galatasaray Lisesi’ne giriş tarihiydi Özdemir Asaf’ın.

1941 yılında ise Kabataş Lisesi’ne geçerek, 1942 yılında bir Kabataş mezunu olarak yüksek öğrenim hayatına başlangıç yaptı. Yaptığı başlangıçlar, seçimleri arayışın ve geleceğin sinyallerini verir nitelikte oldu.

İlk önce Hukuk Fakültesi’ne devam eden şair daha sonra İktisat Fakültesine gitti. 3. Yıldan sonra Gazetecilik okuyan Özdemir Asaf bu eğitimle müsemma olarak gazetelerde de çalıştı.

1951 yılında bir basımevi kurarak tüm faaliyetlerini buradan yürüten Özdemir Asaf, bu konu ile ilgili hassasiyetini ifade ederken, sadece kitap çıkararak eserlerini okuyucularıyla buluşturduğunu zira düzen ve basım hatalarından hiç haz etmediğini söylemiştir.

Özdemir Asaf’ın Hayatı ve Aşk Şiirleri

1981 yılında aramızdan ayrılan Özdemir Asaf’ın şiirleri bu dönemde etkisini daha da hissettirmektedir. Edebiyatta geçmişten gelen son sarı sayfalar arasında gösterilen Asaf’ın şiirleri bulunduğu devrin hissiyatını yansıtıp, dönemin kavgasını yapsa da, bugün içinde benzer hislerin benzer kavgasını bu dizelerle yapmak oldukça kolaydır.

Özdemir Asaf’ın Hayatı ve Aşk Şiirleri

Günümüz edebiyatında gelişen teknoloji ve önem verilen metalardaki maddi kalemlerin artışı insanı ister istemez geçmişe, eskiye o masum ve çıkarsız dizelere sürüklüyor. Günümüzde şiir yok mu? Var tabi ki! Çok da iyi yazan, oldukça geniş okur kitlesine sahip olan şairler var tabi. Onlar her zaman olacaklar ama eskinin, o günlerin yaşanmışlıklarının, acıların hülasa hislerin bütününün tarifini yapan dizeler bambaşka! Sizi alıp götürdüğü ve uzaklara daldığınız anların şahitliğini yapan bu dizelerde olduğu gibi, galiba eskidikçe değeri bir başka oluyor mısraların.
Yazdığı kısa veya çok uzun dizelerle anlatmak istediğini hiciv dahil birçok yolla ifade eden Özdemir Asaf’ın, başlangıçtaki ifade tarzı arayışları son dönemlerde iyice belirgin bir şekilde yakaladığı ve artık bu benim dediği tarzı ile son buldu. Söylemek istediklerini ince bir zeka ile kurduğu kısacık cümleleriyle aktaran Özdemir Asaf, adeta nokta vuruşu yapan bir kalem haline geldi.

ben sana hep üşüyordum

Belirgin ve baskın bu tarzıyla oldukça büyük bir okur kitlesini dün etkilediği gibi, Özdemir Asaf dizeleri bugün de farklı kesimlerden bu konulara ilgi duyan modern dünyanın bireylerini etkilemeyi sürdürüyor. Özellikle internet ve sosyal medyanın bu denli yaygınlaşmasıyla, artık tahmin edilenden çok kişi Özdemir Asaf dendiğinde hatırlayabileceği mısralara sahip!

Özdemir Asaf ismiyle adeta özdeşleşen şiirleri aslında sözleri oldukça manidar ve altında büyük bir buzdağı saklayan küçük tepeler gibi. Buzdağın görünmeyen yüzü için ise bayağı bir Özdemir Asaf okumak gerekebilir. Ancak şiirlerinde genelde yaşadığı hayatın zamanı ile kavga eden, zamanın insanlarının davranışlarını konu edinen bir üsluptan bahsetmek yersiz olmayacaktır. Bu kavgaların ya da mücadelenin yansımaları son dönemlerine doğru biraz, belki de yorgunluğa bağlı endişe vb duygulara dönüşse de Asaf’ın kısa şiirlerindeki vurucu etkisi asla geçmedi.
En sık işlediği temalar ise son dönemlere kadar hep sevgi, ayrılık ve ölüm üzerineydi. Son dönem şiirlerindeki endişe havası ise temalarda benzer bir etki yarattı ve kaçmak ve yeise düşmek gibi biraz daha sıkıntılı temalar ortaya çıktı. Yine de tarzı, kullandığı teknikler, bu şiirlerini de, kendisini sevenlerin benimsemesine yetti.

ölü yaşayanlar

Özdemir Asaf’tan Duvar Yazıları

Özellikle sosyal medya hesaplarında birçok kişi özlü sözler kabilinden, çoğu şairlere ait cümleler paylaşıyor. Bunlar çoğu zaman bir şiirin dizelerinden seçilen kısımlar oluyor. Özdemir Asaf sever ya da düzenli okuyan biri iseniz bu konuda zorlanmayacaksınız. İster gözünüzün önünde bir yere, isterse sanal ortamlarınıza çerçeveletip koyacağınız sözlerden seçkin bir derleme…

özdemir asaf 2

Eşimin beni hala sevdiğini,
tabakta iki elma kaldığında
küçüğünü almasından anlayabileceğimi öğrendim.
(Yaşadıklarımdan Neler Öğrendim, Yaş 38)

özdemir asaf oturan
Küçük kararları aklımla,
büyük kararları ise kalbimle
almam gerektiğini öğrendim.
(Yaşadıklarımdan Neler Öğrendim, Yaş 55)

özdemir asaf 3

Farkında mısın,
Değilsin kendi bahçende.
Kendinden değil,
Kendini bu kendin sanışın.
(Kolay şiirinden)

Özdemir Asaf’ın En Sevilen Aşk Şiirleri ve Müzik

Özdemir Asaf yazar da, bunlardan beste yapılmaz mı? İşte Feridun Düzağaç’ın sesinden bir Özdemir Asaf şiiri…

Lavinia!

Beste Ali Elibüyük ve müzik Feridun Düzağaç ‘ a ait bu şarkının ilham kaynağı, Özdemir Asaf şiiri, Lavinia…

T3MqOnZUPxQA4w5o5JkJ

 

Bunun dışında bestelenen başka şiirleri de vardır.

İşte onlardan biri daha… Kaan Tangöze bestesi ve O Yolda şiirinden bir bölüm,
Geliyor sandığım gidiyor çıktı.
Başlıyor umduğum bitiyor çıktı,
Üstüne-üstüne gittim, ne gidiş
Altına-altına iniyor çıktı.

Uyu büyü dendi, düşüme gittim,
Haydi işe dendi, işime gittim,
Yaşa yaşa dendi, yaşıma gittim,
Yendiğim sandığım yeniyor çıktı.
Kaan Tangöze’nin sesinden bu şiirin bestelenmiş halini dinlemek istiyorsanız video aşağıda:

https://www.youtube.com/watch?v=zbpPoSotIyM

Müzik aslında biraz cimri davranmış Özdemir Asaf’a birçok şiirinden birden fazla beste çıkabilecek kadar uzun ve geniş perdeden yazabilen büyük ustaya layık daha nice besteler çıkmasını umabilmek bile bir Özdemir Asaf tılsımı, onun yazdıklarını dinleyebilmek ve gittiği yerleri en azından hayal edebilmek!

 

Özdemir Asaf’ tan Özlü Sözler Seçkisi

Her seven sevilenin boy aynasıdır. Sevmek sevilenin o aynaya bakmasıdır.

özdemir asaf

şuanda istanbulda olmak isterdim

[easy-tweet tweet=”Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler.” user=”zovovocom” hashtags=”zovovo”]

[easy-tweet tweet=”Evlilik, iki kişilik yalnızlıktır.” user=”zovovocom” hashtags=”#zovovo”]

Özdemir Asaf, vefatının 35. yılında bile, yazdıkları ile sanki o günleri yaşatırcasına ve yine yazdıkları ile bugünleri görmüşçesine geniş bir perspektiften dünyayı gözlemleme imkanı sunabilen büyük bir usta. Bugünlerin bilişim deviniminde bile kendine yer bulmayı başarmış olması, her şeye rağmen insanları hala hissettiklerinin ya da en azından hissetmeye çalıştıklarının sağlam bir göstergesi.

qUw6bVODPxu0hHrrAXzB

Yaklaşık 70 yıllık bir Özdemir Asaf eserinden, bugün hemen her alanda yakındığımız yozlaşmanın ve hiçliğin arasında hala bir şeyler almaya çalışanlar varsa, umudu yitirmemek lazım aslında. Şair sürekli umutsuzluk ve ölüm temalarını ya da içi dünyasının savaşlarını yansıtsa da, yazısındaki ustalık ve estetik, sanattan umudun hala olabileceğine dair düşünceleri yıllar sonra bile depreştiriyor.

Ne kadar tezat ya da paradoksal bir sonuç gibi görünse de, gerçek bu! Tabii, yeterli mi umutsuzluktan kurtulmak için? Kim bilir? Bazılarına göre yeterli değil, hatta bitmiş ve uğraşı anlamsız karalar bağlamış sanat ve özelindeki karadelik şiir,belki bu son çırpınışları ile bir aşama kaydedebilir! Tabi bu söylediklerimiz ustaların yolundan giden ve üretken şairlerimiz için değil. Tamamen genel bir tespit… Özdemir Asaf gibi yılların ötesine kendisinden izler bırakacak nice sanatkarların çıkması umuduyla yapılan bir değerlendirme!

imkansızlıkları yaşamak

Kategori: