Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye için hat safhada öneme sahip yenlikleri ile resmen yepyeni bir yüzyıl açmıştı. Halkı, devleti, milliyetçiliği ve pek çok alanı kapsayan yenilikler, Türkiye’nin o zor dönemden alnının akıyla çıkmasına sebep oldu. Birçok ülke için Osmanlı Devleti yıkıldıktan sonra Anadolu toprakları bölüşülecek derken, Kurtuluş Savaşı ve onun akabinde gelen yenilikler, Türkiye Cumhuriyeti’ni yeni bir hedefe sürükledi ve güçlü bir ülke konumuna getirdi. Peki, Atatürk’ün yaptığı yenilikler nelerdir? Hangi alanlarda yenilikler yapmıştır?
Mustafa Kemal Paşa, savaşlardaki aklı, mahareti ve bunun yanında yenilikçi özelliği ile de tam bir liderdir. Liderlik vasıflarının tamamını bünyesinde barındırmasının yanında, ülkesi ve milleti için gerçekleştirdiği hamleler de her daim takdir toplamıştır. Atatürk’ün, din ile milleti sömürmeye çalışanları önlemek için bu tür insanlara karşı uyguladığı yaptırım ve yenilikler sonucunda, yine aynı kişiler tarafından ortaya atılan ve aslı astarı olmayan düşünceler sebebi ile de günümüzde ne yazık ki küçük bir grup tarafından Atatürk’e beslenen doğru olmayan duygular var. Ancak bu duyguların tam tersine, yapılan yenilikler iyi bir eğitim alan insan tarafından anlaşılabiliyor. Peki, bu yenliklerin alanları hangileridir?
Osmanlı Devleti’nin, işgal devletleri tarafından işgal edildiği zamanlarda, tam olarak 23 Nisan 1920’de Ankara’da ilen edilen Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk halkının başarısının en önemli adımlarından bir tanesi olmuştur. İşgal devletlerinin davranışlarının hat seviyesini fazlasıyla aşması, Cumhuriyetin ilanına giden süreci başlatacaktır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin varoluş ilkelerinden bir tanesi de, “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” olmuştur. Meclisin Ankara’da kurulmasının en önemli sebebi ise, işgal ortamından uzak olması ve Anadolu’nun ortasında bulunmasıydı. Çünkü İstanbul o günlerde işgal altındaydı. “Ankara Gezisi Sırasında Mutlaka Görülmesi Gereken Müzeler” isimli içeriğimizi de inceleyebilirsiniz.
28 Ekim 1923 tarihinde, yaptığı konuşma ile “Efendiler, Yarın Cumhuriyeti İlan Edeceğiz!” diyen Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923 tarihindeki müjdeyi halkına açıklamıştır. Ülkenin yönetimin biçiminin Cumhuriyet olmasını isteyen ve bunu her fırsatta belirten Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanını o konuşmasına ortaya koymuştur.
Cumhuriyetin ilan edilmesi sonrasında bazı yenilikler de beraberinde geldi. Bu yenilikler, Atatürk’ün olmasını istediği Türkiye’nin temellerini atmıştı. Her anlamda yenilik kokan ülkesini, tüm dünyaya duyurmuştu. Artık Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktı.
Devlet memurlarının fes ve sarık takmaları, 25 Kasım 1925’teki Şapka Kanunu ile yasaklandı. Bunun yerine şapka takılması gerektiği söylendi. Bu yenilik, Atatürk’ün yapacağı diğer yeniliklerin bir zeminiydi. Çünkü her biri, demokratik ülkelerin yenilikleri olacaktı.
Osmanlı Devleti döneminden kalma hukuk kurallarına, eski dönemlerde olması sebebi ile pek çok ayrımcılık vardı. Bu ayrımcılıklar, Osmanlı Devleti’nin yükseliş döneminde kişi hak ve hürriyetlerine aykırı değildi. Çünkü o dönemde bu sistemin uygulanması gerekiyordu. Ancak zaman 20. yüzyıl olunca, bazı şeylerin değişmesi gerekti.
Kadınlar pek çok anlamda haksızlığa maruz kalıyor, baskı yiyor ve kendi haklarını dile getiremiyorlardır. Bunun üzerine, medeni kanunlar incelendi ve en uygunu İsviçre Medeni Kanunu oldu. Çünkü bu kanunda, Türk örf ve adetlerine uygun pek çok değer vardı. Aynı zamanda kadın ve erkek eşit, demokratik bir düzen de ön plandaydı. Bu çerçevede 17 Şubat 1926 tarihinde, çeşitli düzenlemeler ile Medeni Kanun kabul edildi. Böylece hayatta aşağıdaki değişiklikler gerçekleşti:
Osmanlı Devleti’nde kullanılan Arap Alfabesi, içerisinde bazı sorunları barındırıyor ve bu alfabe ile yazılan sıradan yazılar dahi din içerikli kabul ediliyordu. Çünkü Kutsal Kitabımız Kuran-ı Kerim’de Arap Alfabesi kullanılıyordu. Bu toplumsal açıdan büyük bir problem olarak karşımıza çıktı.
Diğer bir olumsuzluk ise, Osmanlıca harflerinin devlet işlerinde kullanılması oldu. Çünkü Osmanlıca’da yalnızca 3 sesli harf var ve bu şekilde şehir ve bölge isimleri bile doğru yazılamıyordu. Bu da Harf İnkılabı’nı gerektirdi. Zaten Osmanlıca günümüzde 15 gün içerisinde öğrenilebilecek bir dil ve bu nedenle çok çok yetersiz kalıyordu. Bunun üzerine, 1 Kasım 1928 tarihinde Harf İnkılabı kabul edildi. Harf İnkılabı, Atatürk’ün, İsmet İnönü’ye yazdığı bir mektup ile tamamen neticeye ulaşmış oldu.
Atatürk, Harf İnkılabı’nı açıkladığı konuşmasında, herkese bu harflerin öğretilmesini bir vatan görevi olarak sundu. Yalnızca toplumun %10’luk kesimi değil, %90’lık kesiminin okuryazar olması gerektiğini de vurguladı.
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı kademeli bir şekilde artırarak verildi. Bunun ilk öncülü, 3 Nisan 1930’da kadınların belediye seçimlerinden oy kullanabilmesiydi. Sonrasında 1933 tarihinde, muhtarlık ve ihtiyar heyetine seçilme hakkına sahip oldular. Ancak 5 Aralık 1934 tarihinde, kadınlar artık parlamentoda da vekil seçilebilme hakkına sahip oldular. Böylece kademeli olarak artan haklar, 5 Aralık 1934 tarihinde sınırsız olmuş oldu. Üstelik bu adım pek çok Avrupa ülkesinden önce atıldı.
Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı yeniliklerden en dikkat çekenleri, yukarıda detayları ile birlikte anlatıldı. Ancak burada hepsi anlatılmadı. Diğer yenilikler ise aşağıdaki gibidir.
İçindekiler
- Mustafa Kemal Atatürk’ün Yaptığı Yeniliklerin Alanları
- Atatürk’ün Yaptığı Yenilikler
- Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) İlan Edilmesi (23 Nisan 1920)
- Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
- Cumhuriyetin İlan Edilmesi (29 Ekim 1923)
- Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
- Şapka Kanunu (25 Kasım 1925)
- Medeni Kanunun Kabul Edilmesi (17 Şubat 1926)
- Harf İnkılabı (1 Kasım 1928)
- Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934)
- Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı Verildi (5 Aralık 1934)
- Laikliğin Anayasaya Eklenmesi (5 Şubat 1937)
- Atatürk’ün Yaptığı Diğer Yenilikler
Mustafa Kemal Atatürk’ün Yaptığı Yeniliklerin Alanları
Mustafa Kemal Paşa, savaşlardaki aklı, mahareti ve bunun yanında yenilikçi özelliği ile de tam bir liderdir. Liderlik vasıflarının tamamını bünyesinde barındırmasının yanında, ülkesi ve milleti için gerçekleştirdiği hamleler de her daim takdir toplamıştır. Atatürk’ün, din ile milleti sömürmeye çalışanları önlemek için bu tür insanlara karşı uyguladığı yaptırım ve yenilikler sonucunda, yine aynı kişiler tarafından ortaya atılan ve aslı astarı olmayan düşünceler sebebi ile de günümüzde ne yazık ki küçük bir grup tarafından Atatürk’e beslenen doğru olmayan duygular var. Ancak bu duyguların tam tersine, yapılan yenilikler iyi bir eğitim alan insan tarafından anlaşılabiliyor. Peki, bu yenliklerin alanları hangileridir?
- Toplumsal Alandaki Yenilikler (Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkının Verilmesi, Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması gibi.)
- Siyasal Alandaki Yenilikler (Cumhuriyetin İlanı, Saltanatın ve Halifeliğin Kaldırılması gibi.)
- Eğitim ve Kültür Alanındaki Yenilikler (Harf Devrimi, Öğretimin Birleştirilmesi gibi.)
- Hukuk Alanındaki Yenilikler (Medeni Kanunun Kabulü, Mecellenin Kaldırılması gibi.)
- Ekonomi Alanındaki Yenilikler (Çiftçinin Özendirilmesi, Aşarın Kaldırılması, Sanayi Teşvik Kanunun Çıkarılması gibi.)
Atatürk’ün Yaptığı Yenilikler
Mustafa Kemal Atatürk, yaptığı yenilikler ile tam bir lider ruhunu ortaya koymuştur. Aynı zamanda onun yanında olanların ona destek olması da, her koşulda Mustafa Kemal Atatürk’ün önemini ortaya çıkarmıştır. Peki, Atatürk’ün yaptığı yenilikler nelerdir? Şimdi sizlere bunlardan bahsedelim.-
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) İlan Edilmesi (23 Nisan 1920)
Osmanlı Devleti’nin, işgal devletleri tarafından işgal edildiği zamanlarda, tam olarak 23 Nisan 1920’de Ankara’da ilen edilen Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk halkının başarısının en önemli adımlarından bir tanesi olmuştur. İşgal devletlerinin davranışlarının hat seviyesini fazlasıyla aşması, Cumhuriyetin ilanına giden süreci başlatacaktır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin varoluş ilkelerinden bir tanesi de, “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” olmuştur. Meclisin Ankara’da kurulmasının en önemli sebebi ise, işgal ortamından uzak olması ve Anadolu’nun ortasında bulunmasıydı. Çünkü İstanbul o günlerde işgal altındaydı. “Ankara Gezisi Sırasında Mutlaka Görülmesi Gereken Müzeler” isimli içeriğimizi de inceleyebilirsiniz.
-
Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
-
Cumhuriyetin İlan Edilmesi (29 Ekim 1923)
28 Ekim 1923 tarihinde, yaptığı konuşma ile “Efendiler, Yarın Cumhuriyeti İlan Edeceğiz!” diyen Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923 tarihindeki müjdeyi halkına açıklamıştır. Ülkenin yönetimin biçiminin Cumhuriyet olmasını isteyen ve bunu her fırsatta belirten Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanını o konuşmasına ortaya koymuştur.
Cumhuriyetin ilan edilmesi sonrasında bazı yenilikler de beraberinde geldi. Bu yenilikler, Atatürk’ün olmasını istediği Türkiye’nin temellerini atmıştı. Her anlamda yenilik kokan ülkesini, tüm dünyaya duyurmuştu. Artık Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktı.
-
Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
-
Şapka Kanunu (25 Kasım 1925)
Devlet memurlarının fes ve sarık takmaları, 25 Kasım 1925’teki Şapka Kanunu ile yasaklandı. Bunun yerine şapka takılması gerektiği söylendi. Bu yenilik, Atatürk’ün yapacağı diğer yeniliklerin bir zeminiydi. Çünkü her biri, demokratik ülkelerin yenilikleri olacaktı.
-
Medeni Kanunun Kabul Edilmesi (17 Şubat 1926)
Osmanlı Devleti döneminden kalma hukuk kurallarına, eski dönemlerde olması sebebi ile pek çok ayrımcılık vardı. Bu ayrımcılıklar, Osmanlı Devleti’nin yükseliş döneminde kişi hak ve hürriyetlerine aykırı değildi. Çünkü o dönemde bu sistemin uygulanması gerekiyordu. Ancak zaman 20. yüzyıl olunca, bazı şeylerin değişmesi gerekti.
Kadınlar pek çok anlamda haksızlığa maruz kalıyor, baskı yiyor ve kendi haklarını dile getiremiyorlardır. Bunun üzerine, medeni kanunlar incelendi ve en uygunu İsviçre Medeni Kanunu oldu. Çünkü bu kanunda, Türk örf ve adetlerine uygun pek çok değer vardı. Aynı zamanda kadın ve erkek eşit, demokratik bir düzen de ön plandaydı. Bu çerçevede 17 Şubat 1926 tarihinde, çeşitli düzenlemeler ile Medeni Kanun kabul edildi. Böylece hayatta aşağıdaki değişiklikler gerçekleşti:
- Artık tek eşli evlilikler zorunlu hale getirildi.
- Kadınlar da boşanma hakkına sahip oldu.
- Kadınlara dilediği mesleği seçme hakkı verildi.
- Evliliklerde imam nikahı kıyıldıktan sonra resmi nikah da zorunlu oldu.
- Miras bölüşme konusunda kadın ve erkekler eşit haklara sahip oldu.
-
Harf İnkılabı (1 Kasım 1928)
Osmanlı Devleti’nde kullanılan Arap Alfabesi, içerisinde bazı sorunları barındırıyor ve bu alfabe ile yazılan sıradan yazılar dahi din içerikli kabul ediliyordu. Çünkü Kutsal Kitabımız Kuran-ı Kerim’de Arap Alfabesi kullanılıyordu. Bu toplumsal açıdan büyük bir problem olarak karşımıza çıktı.
Diğer bir olumsuzluk ise, Osmanlıca harflerinin devlet işlerinde kullanılması oldu. Çünkü Osmanlıca’da yalnızca 3 sesli harf var ve bu şekilde şehir ve bölge isimleri bile doğru yazılamıyordu. Bu da Harf İnkılabı’nı gerektirdi. Zaten Osmanlıca günümüzde 15 gün içerisinde öğrenilebilecek bir dil ve bu nedenle çok çok yetersiz kalıyordu. Bunun üzerine, 1 Kasım 1928 tarihinde Harf İnkılabı kabul edildi. Harf İnkılabı, Atatürk’ün, İsmet İnönü’ye yazdığı bir mektup ile tamamen neticeye ulaşmış oldu.
Atatürk, Harf İnkılabı’nı açıkladığı konuşmasında, herkese bu harflerin öğretilmesini bir vatan görevi olarak sundu. Yalnızca toplumun %10’luk kesimi değil, %90’lık kesiminin okuryazar olması gerektiğini de vurguladı.
-
Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934)
-
Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı Verildi (5 Aralık 1934)
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı kademeli bir şekilde artırarak verildi. Bunun ilk öncülü, 3 Nisan 1930’da kadınların belediye seçimlerinden oy kullanabilmesiydi. Sonrasında 1933 tarihinde, muhtarlık ve ihtiyar heyetine seçilme hakkına sahip oldular. Ancak 5 Aralık 1934 tarihinde, kadınlar artık parlamentoda da vekil seçilebilme hakkına sahip oldular. Böylece kademeli olarak artan haklar, 5 Aralık 1934 tarihinde sınırsız olmuş oldu. Üstelik bu adım pek çok Avrupa ülkesinden önce atıldı.
-
Laikliğin Anayasaya Eklenmesi (5 Şubat 1937)
Atatürk’ün Yaptığı Diğer Yenilikler
Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı yeniliklerden en dikkat çekenleri, yukarıda detayları ile birlikte anlatıldı. Ancak burada hepsi anlatılmadı. Diğer yenilikler ise aşağıdaki gibidir.
- Kılık Kıyafette Değişiklik
- Takvim, Saat ve Ölçülerde Değişiklik
- Kabotaj Kanunu
- Mecellenin Kaldırılması
- Eğitim ve Öğretimin Birleştirilmesi
- Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması
- Aşarın Kaldırılması
- 5 Yıllık Kalkınma Planlarının Uygulanmaya Başlanması
Atatürk dönemindeki inkılaplar yalnızca siyasal ve toplumsal yapıyı değil, şehirlerin kimliğini ve yaşam biçimini de derinden etkilemiştir. Bu dönüşümün kentler üzerindeki yansımalarını daha geniş bir çerçevede görmek isterseniz Beş Şehir Türü yazısına da göz atabilirsiniz.
Yönetim, haklar ve reformlar üzerine okuma yaparken dünya tarihinde sembol haline gelen belgeleri de bilmek konuyu genişletir. Bu nedenle Magna Carta ne demek yazısına da geçebilirsiniz.

