Veterinerler, teoride evcil hayvanımızın pisliklerinden çekinmeyen, onları tedavi eden ve çoğu zaman tüylü dostumuza veda ederken bize manevi anlamda büyük destekleri olan iyi kalpli insanlardır.

Son derece zor bir meslek olan veterinerlik, zaman zaman akıl almayacak sıra dışı etkinliklere de sebep olabiliyor.

Bir veteriner hekimin başına gelen en garip olayları sizin için kendi ağzından derledik. Bu 10 sıra dışı cevap, size veterinerliği ve hayatı sorgulatacak türden!

 

Başına gelen en iğrenç deneyim neydi?

Bir defasında ağzımın tam içine çok büyük köpek kakası sıçradı. Tek dileğim onun gerçekten kaka olmamasıydı… Meslek kariyerim boyunca çok kanlı, iltihaplı tecrübelerim oldu. Ancak o an keşke ağzımı açmasaydım dedim.

 

Klinikten bir arkadaşını, hiçbir veterinerin yapmaması gerektiği bir şeyi yaparken yakaladın mı?

Evet, ne yazık ki… Bir veteriner arkadaşım anestezi altında olan bir kediyi kendine getirmek için kafasından tutup havaya kaldırdı ve salladı.

 

Çalışma ortamınızda şakalaşır mısınız?

Başıma bir şey gelmeyecekse; Evet. İç organlar ile oyunlar yapan birçok çalışan gördüm. Erkek bir kedinin testislerini ciddi manada çok beğenen bir stajyere denk geldim. Kulağına götürüp ‘bunlardan güzel küpe olur’ gibi şeyler söylüyordu. Eminim ki sıradan bir durum olsa öyle küpe istemezdi. Ancak imkansız bir şey olduğundan dolayı olacak ki ciddi manada bunu arzuladığını anlamıştım. Çok rahatsız edici…

 

Bir hayvana ötenazi yaparken hiç ağladığın oldu mu?

Çok… Çok ağladım. Genellikle kendimi klinikte tutarım. Ne zaman ki eve dönmek için arabama binerim, o zaman ağlarım. Zaman zaman hayvan sahipleriyle birlikte ağladığım da olur. Eğer gerçekten o an ağlamam gerekiyorsa içimde tutmam. Ağlamakla ilgili bir problem yok ancak bu meslekte ağladığı için özür dileyen birçok veterinere denk gelmek mümkün.

 

Daha önce hiç hayvana bakamayacağını düşündüğün birisinin elinden hayvanını aldığınız oldu mu?

Tüm gün zihnimde hayvan sahipleri ile hayvanlarını kıyaslıyorum. Birbirlerinden ne kadar farklı olduklarını düşünüyorum. Bizim alanımızda hayvan sahipleriyle hayvanların kıyaslanması çok yaygındır. Hangi ebeveyn iyi bir ebeveyn değil, hangisi ideal… Neredeyse her gün hayvanıyla alakalı bize yalanlar söyleyen müşteriler ile karşılaşıyoruz. Hem de her şey hakkında. Ancak biz aptal değiliz ve her normal insan gibi bu yalanları da fark edebiliyoruz. Bir hayvanın, ebeveyninin yansıması olduğunun da bilincindeyiz. Doğrusunu konuşmak gerekirse hayvanlarının ne kadar sağlıklı olduğundan yola çıkarak istemsiz bir şekilde hayvan sahiplerine kafamda puanlar veriyorum. Eğer köpeğiniz beni boğazımdan yakalayıp öldürmeye çalışıyorsa biliyorum ki gündelik hayatta ya bunu normal karşılıyorsunuzdur, ya da bunu sevimli bulup köpeğinizi bu konuda teşvik ediyorsunuzdur. Bir insan olarak böyle insanların güçlü bir şekilde karşısındayım.

 

Hiç yanlışlıkla bir hayvanı yaraladınız mı?

Çok kötü şartlarda ufak yaşam alanlarında, tel örgüler arasında tutulan hayvanlara tanıklık ettik. Hiç tırnağı kesilmemiş köpeklerin tırnaklarını yaralı ayaklarından temizlemeye çalıştık. Dolayısıyla normalde karşılaşmadığımızdan daha fazla kan görüyoruz bu gibi durumlarda. Kanayan ayaklar, pireli köpekler… Hem de oluk oluk! Bir defasında tüyleri keçe keçe olmuş bir köpeği tıraş ederken birden kanama fark ettim. Kanamanın nereden geldiğini görebilmek adına köpeği incelerken kulağının yarısının koluma düştüğünü fark ettim. Kulağının yarısını kesmiştim. Kesinlikle ne ağladı ne de sesini çıkardı. Bu kaza, ben ve kliniğimdeki tüm çalışanlara güzel bir ders oldu. O günden sonra tüyleri keçelenmiş bir köpeği tıraş ederken makas kullanmamaya karar verdik. Kendimi çok kötü, çok suçlu hissettim. Acısını hala unutamam.

 

Hayvan mamalarının son kullanma tarihine ne kadar özen gösteriyoruz?

Her ne kadar biz özen gösteriyor olsak da çoğu klinikte en önemsenmeyen detaylardan birisidir son kullanma tarihleri. Sadece son kullanma tarihi değil; aynı zamanda köpeklerin ırkı ve yaşına bakmaksızın standart anlaşmalı mamaları müşterisine satmaya çalışmakta çoğu veteriner. Burada görev hayvan sahiplerine düşüyor.

Sizin beslediğiniz bir hayvan var mı?

Evet. 3 yaşında bir Avustralya Çoban Border kırmasıyla birlikte yaşıyorum. Onun adı Hattie ve onu 5 aylıkken bir ailenin elinden aldım. Ailenin çok fazla çocuğu var ve çocuklarını ısırdığı için bana ötenazi yapmaya getirmişlerdi. Çocuklar, ona acı çektiriyorlardı. Kadının tek yapması gereken ona biraz sevgi göstermek ve eğitmekti. Şu an Hattie son derece iyi. Bir de 2 yaşında, Cheddar isimli bir kedim var. 3 bacaklı bir erkek. Bilinmeyen bir sebepten dolayı bir bacağını küçükken kaybetmiş. Çok enteresan bir kedi ve onu deliler gibi seviyorum. İkisi de benim bebeğim, ikisi de hayatım.

 

Bir veteriner hekim olarak bugüne kadar karşılaştığınız en absürd anınız nedir?

Yaşadığım en saçma tecrübeyi, bir müşterimin sincabını kısırlaştırma talebinin akabinde deneyimledim. Vahşi midir diye sorduğumda müşteri yalan söyledi ve ‘Hayır’ dedi. Ona, sincap gibi vahşi bir hayvanı beslemenin yasal olmadığını söyledim. Ancak lisanslı bir vahşi hayvan bakıcısıysanız buna bakabilirsiniz dedim. O da bana bu sincabın eğitimli olduğunu, ancak sürekli kedilerine hâllendiğini söyledi. Kedileri, söylediğine göre bundan hiç hoşnut değiller ve bu sebeple kısırlaştırmamı istiyordu. Vahşi hayvan bakıcılarıyla iletişimde olduğunu, bu rehberlerin sincabı ötenazi yaptırması gerektiğini çünkü nörolojik problemleri olduğunu söyledi. Sincabı henüz bebekken sahiplenmiş. Onu bulduğunda kafatası hasarlıymış. Kendi etrafında çemberler çizip kedilerinin üzerine atlıyormuş. Kadın, sincabına ötenazi yaptırmak yerine onu kısırlaştırmayı tercih ettiğini söyledi.

 

Sık sık ısırılıyor musunuz?

Son zamanlarda pek fazla ısırılmadım. Ancak ilk ısırıldığım zamanı unutmam imkânsız. Klinikte o gün bir sürü hayvan vardı. Ancak birisi diğerlerinden çok daha fazla hastaydı. 12 yaşında Bubba adında bir kedi. Yemek yemiyor, uyuşuk ve çok acı çektiği her halinden belliydi. Doktorumuz mesanesini kontrol etti. İdrar torbasında iltihap olduğundan emindi. Bubba’nın ailesini aradık ve ne yazık ki ailesi tedavi masraflarını karşılayamayacağını, ona insani koşullarda ötenazi yapıp yapamayacağımızı sordu. Bubba’nın kaderiyle ilgili bu kötü haberi aldığımda yanına gittim. Birlikte bir müddet oturduk. Birden sağ elimin başparmağında çok keskin bir acı hissettim. Bubba sağlam bir ısırık almıştı! O kadar hızlı gerçekleşti ki ne olduğunu anlamam bile zaman aldı. Yere baktığımda her yer kan içindeydi. Acil bir tedaviye ihtiyacım olduğunu fark ettim ve hemen acil servise gittim.

 

 

Kategori: